ETKİNLİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ETKİNLİK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2013 Pazartesi

ÇITIR SİMİT












Güllüoğlu workshop'da gerçekleştirdiğimiz simit yapım aşamalarını sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.
Ben simidi çok seviyorum...Sevdiğim  simidi ustalarından öğrenmek beni çok mutlu etti.
Bir de simit tarifini ve aşamaların böylesine köklü bir marka adı altında öğrenmek beni daha da mutlu etti.
Daha önce benim yayınladığım simit tariflerine gösterdiğiniz ilgiden bu tarifi de asla kaçırmayacağınızı ve uygulayacağınızı düşünüyorum...
Denemenizi gerçekten öneririm...Çıtır çıtır gevrek simitler oldu.
Hani kendim yaptım diye söylemiyorum :)) Biz daha gitmeden Beraettin Fatih Güllü bey hamuru yapıp dinlenmeye bırakmışlar...
Tüm detayları ve aşamaları Beraettin Fatih Güllü bey bizlere gösterdi...
Beraettin beyin işin mutfağında olması ise markanın başarıyı nasıl yakaladığını kısaca açıklıyordu.

Marka hakkında kısa bir bilgi vermek isterim sizlere...

Baklavacı Güllüoğlu
Yurtiçinde ve yurtdışında  “baklava” denince akla gelen ilk marka olan Baklavacı Güllüoğlu, bir buçuk asırlık bir lezzet çınarıdır adeta. Bundan tam 142 yıl önce, 1871 yılında Gaziantep’te başlayan serüven, M.NejatGüllü’nün kaliteden taviz vermeyen üretim anlayışıyla bugün dünyada 30 şubeyle, 3 kıtada 6 ülkeye Türk tatlılarını ulaştırıyor. Ustalığın kuşaklar boyu devam etmesiyle global bir markaya dönüşen Baklavacı Güllüoğlu, aynı zamanda Türkiye’nin baklava ustalarını da yetiştiren bir okul statüsünde bulunmaktadır
Baklava üretim tesisi konumunda. Bir markanın ileriye taşınması vizyon sahibi liderlerin attığı adımlara bağlıdır. M. Nejat Güllü’nün kalite ve mahareti birlikte işleyen üretim prensibi, Türk Baklavası’nı tüm dünyaya tanıtıyor.

Bugün;
New York (3), New Jersey - Cliffside Park, Florida – Miami, Kaliforniya - Los Angeles, Amsterdam, Düsseldorf, Brüksel, Riyad, İstanbul (12), Bursa (2), Malatya (1), İzmit (3) ve Ankara (2)olmak üzere 3 kıtada, 6 ülkede 30 şubesi bulunan Baklavacı Güllüoğlu, dünyanın farklı noktalarında yeni şubeler açmaya, Kağıthane’deki dünyanın en büyük baklava üretim tesisinden geleneksel Türk Baklavası yanında eşsiz birçok lezzetimizi dünyanın dört bir yanına taşımaya devam edecek.
   BAKLAVACI GÜLLÜOĞLU SİMİT TARİFİ  

MALZEMELER
  • 1 kg un
  • 50 gr toz şeker
  • 25 gr tuz
  • 100 gr Ayçiçek yağı
  • 1 yumurta
  • 500 gr su
  • 25 gr maya
  Yüzeyi için :
  • Yarı yarıya sulandırılmış üzüm pekmezi
  • Susam
 HAZIRLANIŞI 
  • Tezgaha un konulur ve ortası havuz gibi açılır.
  • Ortasına tüm malzemeler konulur ve tuz unun üzerine serpilir.
  • Tüm malzemeler ortadan yavaş yavaş yoğrularak sert ve kıvamlı bir hamur oluşturulur.
  • Hamur üzeri kapatılarak 10 dakika bekletilir.
  • Daha sonra dinlenen hamur tezgahta uzatılır ve bekletilir.
  • Ardından hamurdan parçalar kesilir ve yuvarlanır.
  • Hamur tekrar sıcak bir ortamda 10 dakika dinlenmeye bırakılır.
  • Daha sonra hamurun ortasına elimizle bastırarak bir karış uzunluğunda şeritler yapılır.
  • Şerit yaparken dikkat etmemiz gereken şerit başlarının kalın olması imiş...
  • Kalın olmasının sebebi simit şeklini verirken kilit noktasının birbirine iyi bağlanması imiş.
  • Daha sonra ilk önce yaptığımız şeritten başlayarak iki elimizle hamuru inceltiyoruz.
  • İnceltirken hamurun eşit şekilde inceldiğine dikkat etmek gerekiyor.
  • Yarısı kalın yarışı ince olmamalı...
  • İncelen hamuru her iki elimizle sağ el yukarı sol el aşağıya doğru buruyoruz ve hamurun her iki ucundan tutup havaya kaldırıyoruz.
  • Bu aşamada hamur simit şeklini alıyor.
  • Bu kısımla ilgili videoyu facebook sayfasında paylaşacağım.Tam detayı anlayabilmek için facebook sayfasını ziyaret ederseniz seyredebilirsiniz.
  • Seyretmek için linki tıklamanız yeterli https://www.facebook.com/Cgtanes
  • Hamur uçlarını bir araya getirerek hamurun bir ucu altta bir ucu üstte olacak şekilde hamuru birleştirip birleşen yere elimizle bastırarak yuvarlıyoruz.
  • Ardından pekmeze batırılır ve susama bulanır.
  • Fatih bey sadece üzüm pekmezi kullanılması gerektiğini not düştü.
  • Söylediğine göre daha çıtır olmasını sağlıyormuş...
  • Tepsiye yerleştirmeden önce elinizle tekrardan genişleterek tepsiye yerleştirin.
  • Tepsiye yağ sürmenize gerek yok...Özellikle sordum ustalar yağ sürmüyorlarmış.
  • Susamlı halde biraz bekletildikten sonra önceden ısıtılmış 175 derecelik fırında 20 dakika pişirilir.
  • Simitler fırına atıldıktan sonra 12.dakikada tepsi ters çevrilir ve pişirmeye devam edilir.
  • Fırından çıkan simitler soğumadan sıcak sıcak servis edilir.
  • Afiyetle..

 



 
Dilerseniz beyaz un yerine kepekli veya çavdar unu kullanarak 7 tahıllı simit yapabilirsiniz.

30 Temmuz 2013 Salı

SOLO İLE TATLI DAKİKALAR



  • Solo'nun daveti üzerine Chef's İstanbul mutfak atölyesinde blogger arkadaşlarla buluştuk.
  • Sevgili Gülhan Kara ve eşi Mustafa Kara eşliğinde çikolata yapım aşamalarını ve püf noktalarını öğrendik...
  • Konu çikolata olunca ne kadar keyif almışızdır sanırım tahmin edebilirsiniz...
  • Bizler keyif aldıkça masaya bırakılan solo çek al kutusunu da test ettik.
  • Ailece paylaşılan keyifli yemeklerin sultanı,sofraların hem dayanıklı,hem hesaplı üyesi Solo peçete çek al kolaylığıyla çok temiz çalışmamızı sağladı.
  • Solonun peçeteleri dışında yeni üretmiş olduğu sıkıştırılmış tuvalet kağıdı ile de tanıştık.
  • Pakette 40 adet rulo yer alıyor.
  • Az yer kaplamasından dolayı çok sevilen bir ürün olacağını sanıyorum.









  • Şık görünümüyle ve göz alıcı renkleriyle masalarınızdan eksik etmeyeceğiniz kurtarıcı.


  • Sevgili Gülhan Kara ile ilk defa bir projede yer aldım ve kendisini tanıdığım için çok mutlu oldum.
  • Bitmeyen enejisine,güler yüzüne hayran kaldım...


  • Meraklı olduğunuz bir konuda eğitim almayı düşünüyorsanız size tavsiye ederim...


  • Gün içerisinde solo ile çikolata ve truff  yaptık...
  • Yaptıklarımızı evdekiler bizzat test ettiler ve bana nereden satın aldığımı sordular.
  • Gerçekten el yapımı çikolatanın tadı bir başka güzel oluyor.
  • Yakın bir zamanda yaptığımız çikolata ve truff tarifini sizlerle paylaşacağım.
  • Bize bu tatlı dakikaları yaşatan SOLO'ya, Gülhan Kara ve Mustafa Kara'ya emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler...

12 Temmuz 2013 Cuma

WEBER İLE EKS MUTFAK AKADEMİSİNDE BULUŞTUK



Weber'in daveti üzerinde blogger arkadaşlarla EKS mutfak atölyesinde buluştuk.
Eyüp Kemal Sevinç eşliğinde lezzetli yemekler pişirdik.
Her gruba ayrı yemek listesi verildi.Gruplara ayrılan arkadaşlar kendi yemeklerini yaptılar.
Benim grubuma düşen yemek ise;tereyağ ile lezzetlendirilmiş ızgara bonfile-marineli ızgara sebzeler.
Yemeklerimizi Barbükü'de pişirmenin ayrı bir zevki vardı...
Et inanılmaz lezzetliydi ve tam kıvamında pişmişti.Barbüküde sebzeden pizzaya, dilediğiniz çeşitlikte ürünleri pişirebiliyorsunuz.


TEREYAĞI İLE EZZETLENDİRİLMİŞ IZGARA BONFİLE/ MARİNELİ IZGARA SEBZELER
 
 MALZEMELER
  • 4 dilim bonfile
  • Tereyağı 
  • Tuz                       

SEBZE MARİNE İÇİN
  • Taze fesleğen,
  • Kekik
  • Taze biberiye
  • Sarımsak
  • Tuz
  • Karabiber
  • Sıvıyağ
YAPILIŞI
  • Mevsim sebzelerini marine malzemeleriyle harmanlayıp marine edin.
  • Izgarada piştikten sonra tereyağ ile lezzetlendirilmiş,ızgarada pişmiş bonfile dilimleri ile servis edin.
  • Afiyetle...
Weber hakkında kısa bir bilgiye de yer vermek isterim...




BARBEKÜ’DE DÜNYA DEVİ WEBER TÜRKİYE’DE!

1952 yılında ABD’de kurulan ve dünyada 6 kıtada, 45 ülkede faaliyet gösteren lider barbekü üreticisi Weber; kömürlü, gazlı, elektrikli barbekülerinin yanı sıra, geniş yelpazede barbekü aksesuarları çeşitleri ile Türkiye’ye adımını attı. 2012 yılında EMEA bölgesinde yüzde 55’lik bir büyüme yakalayan firmanın Türkiye’deki hedefi, kaliteli barbeküleri ve çeşitli barbekü aksesuarları ile yepyeni bir pazar yaratmak.

 
 


6 Temmuz 2013 Cumartesi

GoldMaster Şaşırtır

GoldMaster yemek blogggerlarıyla tanışma etkinliği düzenledi.Etkinliği düzenleyen Sosyal Medya Yöneticisi OHANNES KAN'ın daveti üzerine bende katıldım...



 GoldMaster Genel Merkezi’nde düzenlenen bloggerlarla tanışma etkinliği, GoldMaster Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Bora Abdik, GoldMaster Elektrikli Ev Aletleri İş Geliştirme Direktörü Sedat Çulfaz, GoldMaster Elektriksiz Ürün Grubu İş Geliştirme Direktörü Murat Nadas, GoldMaster Pazarlama Müdürü Gaye Öner, yemek bloggerı ve Chef Filiz Çatalkaya ve Uzman Diyetisyen Ayşegül Bahar’ın katılımıyla gerçekleştirildi.
 GoldMaster’ın ev sahipliğinde düzenlenen etkinlikte, GoldMaster’ın elektrikli küçük ev aleti ürünleri, çaycıdan ütüye, süpürge makinelerinden mutfak robotlarına kadar tüm ürün kategorileri tanıtıldı.
Etkinlik açılış konuşmasında, GoldMaster’ın marka geçmişine, ürün çeşitlerine ve küçük ev aletleri kategorisinde Seda Sayan ile yaptığı işbirliği konularına değinen GoldMaster Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Bora Abdik, “3 yıl önce “Küçük Elektrikli Ev Aletleri” pazarına girdik ve kısa sürede çok büyük başarılar elde ederek kadınların tercih ettiği markalar arasında yer almaya başladık” dedi.  GoldMaster’ın, dünya üzerindeki gelişmeleri ve teknolojileri izleyip, bu gelişim ve teknolojileri yaklaşık 40 yıldır elektronik sektörüne taşıdığını söyleyen Sibel Bora Abdik,“Kaliteden ödün vermeden, tüketiciye en kullanışlı, anlaşılır ve modern ürünler sunmak için uğraş veriyoruz.” dedi.

 

Seda Sayan’la işbirliği konusuna değinen Sibel Bora Abdik, “Kendisi, kadınların sonsuz güven duyduğu ve samimiyetine güvendiği bir isim. Kadınları çok iyi tanıyan, onların ihtiyaçlarını o kadar iyi biliyor ki bizi birçok konuda yönlendirdi. Kendisinin bir süredir küçük ev aletleri ile ilgili fikirleri varmış. Gözlemlerine dayanarak şık, pratik ve kullanışlı ütüler, robotlar, çay makineleri, süpürgeler gibi akıllı aletler tasarlamış. Tüm bu tasarımları hayata geçirmek kısmında ise yolumuz kesişti diyebilirim. Seda Hanım tasarladı, biz ürettik. Adına da Seda Serisi dedik…
Uydu markası olarak tanıdığımız GoldMaster'ın diğer ürünlerini görünce çok şaşırdım...Bu kadar geniş  ürün yelpazesine sahip olmaları biz tüketiciler için çok güzel bir seçenek.Konuşma bitiminde sorularımızın olup olmadığını sordular.Bende ürünlerinin arasında waffıl ve muffın makinalarına yer verirlerse çok sevineceğimi söyledim ve içtenlikle karşılayıp not aldılar.Sizlerin de fikir ve önerileriniz var ise firmaya iletebilirsiniz...
Daha çok bilgiye ve ürünlerini incelemek isterseniz www.goldmaster.com adresinden ziyaret edebilirsiniz.
Bu güzel etkinliği düzenleyen ve emeği geçen herkese teşekkür ederim...
 


 


 

2 Temmuz 2013 Salı

PALM YAĞI İLE YAZA MERHABA



 Serkan Bozkurt Chef's Table Mutfak okulunda düzenlenen PALM  YAĞI yaza merhaba partisinde  blogger arkadaşlarla bir araya geldik.
Palm yağı hakkında bilgiler edindik ve görsellerle palm yağının hangi aşamalardan geçip raflara nasıl geldiğini izledik ve çok etkilendik.
Daha önce kullanma şansı bulamadığım bu ürünü denemek için sabırsızlanıyordum ki Serkan şef haydi pişirmeye deyince çok mutlu oldum...
Diğer workshopların aksine bu sefer bize sunulan et,balık,tavuk ve sebzelerle herkesin kendi dilediği yemeği yapabileceği söylendi...

Dileyen istediği ürünleri seçerek yemeklerini hazırladılar.
Ben ızgarada çipura ve sebze sote yaptım.
Sebze sotemde heyecanle beklediğim palm yağını kullandım.Kokusu biraz bana aromatik geldi fakat rahatsız edici bir kokusu yoktu.
Yemek piştikten sonrada farklı bir yağ kullanıldığı hiç anlaşılmıyor.
Hazırladığım sebze soteyi  gayet güzel bir şekilde tükettim.
Sizler de  bu Palm yağı nedir diye merak ettiyseniz yağ hakkında kısaca bilgi vermek isterim.





Palm yağı, Elaesis guineensis olarak bilinen, Malezya, Batı ve Orta Afrika ile Endonezya’da ekimi yaygın olarak yapılan yağlı meyvenin pulp kısmından (yağa oranı % 50) elde edilen bir yağdır.

Meyvenin çekirdeğinden elde edilen ve laurik asit (% 40-52) içeriği yüksek olan yağ ise palm çekirdeği yağı olarak bilinmektedir.

Palm meyvesi özellikle hasat ve işleme sırasında kuvvetli enzimatik hidroliz reaksiyonlarına maruz kaldığı için bazı durumlarda palm yağının serbest yağ asidi içeriği % 50’ye kadar yükselebilmektedir.

İyi kaliteli meyvelerden elde edilen palm yağının bile serbest yağ asidi içeriği diğer bitkisel kaynaklı yağlardan daha yüksektir.Palm yağı % 38-52 oleik, % 5-11 linoleik asit içeriği ile oleik-linoleik grubu yağlar arasında yer almaktadır.

Palm yağının doymuş yağ asitlerinden palmitik asit içeriği ise % 32-45 arasında değişmektedir.Yarı katı haldeki palm yağında doymamış yağ asitlerinin % 85’ten fazlası gliserol molekülünün 2-pozisyonunda yer almaktadır.

Palm Yağının Faydaları:
1. Kansere Karşı Korur
2. Kan Dolaşımını Geliştirir
3. Kalp Hastalıklarına Karşı Korur




Serkan şefin verdiği harika bilgilerle donandık...






Harika geçen bir günün ardından bu güzel masada hep bir araya gelip pişirdiğimiz yemekleri yedik.



Bize bu harika günü yaşatan Palm yağı ve Serkan şefe sonsuz teşekkürler...

6 Mayıs 2013 Pazartesi

Starbucks Buluşması



Starbucks lezzetli kahvelerin tüketildiği; müthiş fikirlerin, keyifli hatıraların ve sıkı dostlukların da aynı hızla üretildiği bir yer... Her sabah işe giderken alınan sabah kahvesi, stresli bir günün ortasında sohbet edip keyiflenmek için yapılan kaçamak, öğle yemeği sonrası verilen tatlı bir mola...

Bizim Starbucks'da buluşma sebebimiz Starbucks Türkiye 10.yıl kutlaması idi...
Ben ve diğer blogger arkadaşlarla Starbucks'da kahve üzerine deneyimler yaşıyarak hoş sohbetler ettik.
Hemen unutmadan aklımda kalan ilginç bir bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyorum...

İlk kahve çekirdeği keçiler tarafından bulunmuş...
Keçilerin yavaş hareketlerinden şikayetçi olan çoban bir gün keçilerinin daha hızlı ve canlı olduklarını görünce durumu merak etmiş...Ne yediklerini takibe alarak kahve çekirdeği yediklerini fark etimiş ve kendiside kahve çekirdeklerini pişirerek içtiğinde kendine verdiği canlılığı görünce çok şaşırmış...

Sohbetimiz esnasında kahvenin nasıl tadılacağı ve nasıl hazırlanacağı hakkında bilgiler verildi...
Bizleri kendi kahvelerimizi hazırlamamız için stand arkasına aldılar ve o güzel kahvelerin nasıl hazırlandığını gösterdiler.
Bende öğrendiğim kadarıyla kendi Ristretto Bianco'mu hazıladım.İnanın çok keyifliydi...

Şimdi biraz da Starbucks nasıl ortaya çıkmış ve günümüze kadar nasıl gelmiş bir göz atalım.

Starbucks (NASDAQ: SBUX), ABD'li kahve dükkânları zinciridir. Merkezi Seattle, Washington'dadır. Starbucks, adını Moby Dick'teki Starbuck adlı karakterden alır ve simgesi bir denizkızıdır.
İlk Starbucks mağazası 1971 yılında öğretmen olan Jerry Baldwin ve Zev Siegel ile yazar olan Gordon Bowker tarafından açıldı. 1982 yılında yatırımcı Howard Schultz da ortaklığa katıldı ve İtalyan espresso barlarından etkilenerek 1985 yılında II Giornale kahve dükkânları zincirini kurdu. Birkaç yıl sonra Starbucks'ın ilk sahipleri Peet's Coffee and Tea mağazasını satın alınca Starbucks'ı Shultz'a devrettiler.
Böylece Shultz'un II Giornale kahve dükkânları, Starbucks adını alarak hizmet vermeye devam etti.



Keyifli sohbet eşliğinde güzel bilgiler edindik...



Kahve çekirdeğinin dalından koparılmış ham hali...


İnsan izlerken yapabilirmiş gibi geliyor fakat gerçekten zormuş...

Bize güzel bir gün yaşattıkları için Starbuks'a teşekkürler.

21 Şubat 2013 Perşembe

Geçmişten Geleceğe Mutfaklarda Sönmeyen Yıldızımız Aryıldız




Tencereler,tavalar,bardaklar,çaydanlıklar...rengarenk havlular.
Çalışan makinaların uğultulu sesleri.
Aryıldız fabrikasına bloggerlarla davet edilmiştim.
Hiç aklıma gelmezdi ki bir gün  fabrika gezeceğim.
Aryıldınız kendine ve kalitesine güveni beni bu geziyi gerçekleştirmemi sağladı...

    Gezimiz boyunca bizimle ilgilenen sosyal medya sorumlusu Ferhan hanım eşliğinde kısa bir tanışmadan sonra Aryıldız hakkında detaylı bilgi almak ve sorularımıza yanıt bulmak için fabrikanın üretim müdürü Bahadır beyle güzel sıcacık bir sohpet gerçekleştirdik.Edindiğim bilgilere göre sizlere kısacık bir tanıtım yapmak isterim.Annelerimizin mutfağında tanıdığımız Aryıldız hakkında eminimki sizlerde detaylı bilgilere ulaşmak istersiniz.



1948 yılında kurulan Ar-yıldız, bugün uluslararası sektör gelişmelerini ve trendlerini yakından takip eden, zarif tasarımlarıyla adından söz ettiren lider mutfak eşya üreticilerden biri haline gelmiştir. Başta çelik ürünler olmak üzere tüm aksesuarları, gerek yurt içinde gerekse yurt dışı pazarında ülkemizi başarıyla temsil etmektedir.

"Müşteri" ve "verimlilik" odaklı bir yönetim anlayışı içinde çalışmalarını sürdüren Ar-Yıldız, bugüne kadar personel eğitimine verdiği önem ve 'dost canlısı' marka kimliğiyle hedef kitle profilinin zevk ve kalite anlayışına seslenerek güven kazanmıştır. Ve bu güveni 2010 ve 2011 yıllarında üst üste aldığı "Tüketici Kalite Ödülü " ile taçlandırmıştır.

Ürünlerinde modern çizgiler barındıran birbirinden güzel modellerden bazıları...







Bu birbirinden güzel göz alıcı ürünlerin bizlere ulaşmasında emeği geçen Aryıldız emekçileri...



Aryıdızı daha yakından tanımak ve ürünlerine bakmak istiyorsan www.aryildiz.com adresinden ziyaret edebilirsin.Twitter takipcisi olursanız bir çok kanpanyalarından haberdar olur ve sık sık düzenledikleri yarışmalara katılabilirsiniz.
Gezimiz boyunca güler yüzlerini eksik etmeyen Ferhan hanıma,Bahadır beye,Yağmur hanıma ve emeği geçen herkese teşekkürler.

Eve dönerken anladım ki bu başarı tesadüf değil.Firmanın insana verdiği değer onları buralara taşımış.
İnanıyorum ki bu dünya var oldukça Aryıldız'da var olacak...

4 Ocak 2013 Cuma

Bumerang Deneyim Günleri'ni Usla'da Gerçekleştirdik.

 
Hürriyet gazetesinin adı altında Bumerang'ın düzenlemiş olduğu Hayatımın Yemeği adlı yarışmaya katılmaya karar verdim. Günler geçmek bilmedi.Sonucu herkes gibi bende çok merak ediyordum...
Bir kaç günün ardından Hilal hanım telefonla beni arayıp on Blogger arasında olduğumu söyleyince  inanın karnımda kelebekler uçuşmaya başladı :)
Heyecanlanmamın sebebi; Dünyaca ünlü 200 şeften biri olan Osman Bahadır'ın rehberliğinde özel bir menü hazırlamaktı...

Uluslararası Lezzet Akademisi Usla'da blogger arkadaşlarımızla yeni yıl öncesinde lezzetli bir yılbaşı menüsü hazırladık.
MENÜ
Bal kabaklı ravioli
Renkli biberli rulo levrek 
Çikolatalı volkan kek

Yakın zamanda bu üç lezzetli reçeteyi hazırlayıp sizlerle paylaşmak istiyorum.



Usla'ya geldiğimde ilk gördüğüm bu sıcacık ortamdı. Fakat buraya gelmek benim için o kadar da kolay olmadı....

Etkinlik saat 15:00 başlayacaktı bende evden 13:30 çıktım.Bir buçuk saat benim için yeterli hatta erken varıcamı düşünüp biraz Cevahir Alışveriş Merkezinde dolaşmayı bile düşünüyordum.Fakat her zaman ki gibi evdeki hesap tutmadı.Yoğun İstanbul trafiği. Mecidiyeköye geldiğimde saat tam 14:30 olmuştu.
Yarım saatim vardı ve ben tam adresi bilmiyordum.Çıkmadan önce yerin tam nerede olduğunu öğrenip adresi yazmıştım fakat ilk defa gidiyordum oraya.Bu benim ilk etkinliğimdi ve geç kalmak istemiyordum.Neyse ben hızlı adımlarla Cevahir alışveriş merkezine vardım.Orada gördüğüm bir amcaya adresi sorduğumda bana ters istikamette olduğumu Profilo alışveriş merkezinin orada olduğunu söyledi ve tarif etti.

...Şu tepeyi görüyormusun ?
...Evet görüyorum.
...Ordaki büyük camlı bina var onu görüyormusun ?
...Evet, evet görüyorum.
...Camlı binanın yanından geç tepeye doğru ilerle sonra sağa sap.Vardığın yerde tekrar sorarsın çok yürümen gerekiyor.

Amcanın anlatımı bittiğinde ben orada çırpıp,pişirdiğim kekten amcaya ikran ettim :))
Teşekkür edip ayrılırken heralde ben yetişemiyeceğim diye düşündüm.Saate baktığımda 20 dakikam vardı.Koşar adımlarla yoluma devam etmeye başladım.Bu arada iki kere kayma tehlikesi atlattım...

Yolun sonuna vardığımda karşıya geçmem gerekiyordu fakat araçlar durmak bilmiyordu ve ben geç kalıyordum.Artık yapıcak bir şey yok deyip kendimi attım yola ve sol elimi kaldırıp koşarak geçtim.Amcanın dediği yerde tekrar sordum, artık vardığımı düşünüyorken nerdeeeeee...
Şu bankanın yanındaki sokaktan ilerleyin sağa sapın derken ben çoktan koşmaya başlamıştım.Neyse sonunda evet orada gördüm. Usla'nın binasını görmüştüm.Koşarak devam ederken cam kapıyı açmıştım ve boynuma maratonu bitirdiğim için madalya takmalarını  beklerken birden karşıma çok tatlı bir bayan çıkıp etkinlik içinmi geldiniz diye sorunca soluk soluğa evet diyebildim.
Umarım okurken sizleri sıkmamışımdır.Ben gerçekten ne yaşadıysam yazmak istedim.

 Sizlerde isterseniz Usla Akademide amatör ve profosyonel eğitimler alabilirsiniz.


Bizlere bu şansı veren Bumerang ve Bumads ekibinden Ahmet Erten,Hilal Meriç'e, Ev sahipliği yapan USLA AKADEMİYE,Mutfak sırlarını bizden esirgemeyen Osman Bahadır şefe sonsuz teşekkürler.
Gün sonunda yaptığımız yemekleri hep beraber yiğip şefimiz Osman beyden sertifikalarımızı aldık.

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...